Güneşle en yoğun mesaimizin yaşandığı tatil dönemlerinde, güneş ışınlarına direk maruz kalan saçlarda, diğer dönemlere oranla daha fazla yıpranma meydana gelebilmektedir. Bu nedenle özellikle tatil dönüşü saçların daha özel bir ilgiye ihtiyaçları bulunmaktadır.
Nemini kaybetmeye başlayan saçlar, canlılığını ve hacmini kaybetmeye başlayarak mat ve sönük bir görünüm sergilerler. Bu istenmeyen görünümün yaşanmaması için, saçlarınızın nem dengesinin korunmasında yapılması gerekenlere bir göz atalım.
Yaz mevsimine veda edilen bu günlerde, tahmin edilmeyen hava şartlarına saçlarımızın hazır olup olmadığından emin miyiz? Bu yazımızda vereceğimiz önerilerle, hava şartları ve sıcaklık değişimlerine bağlı olarak gelişebilecek istenmeyen durumlara karşı saçlarınızın korunmasına yardımcı olmaya çalışacağız. Yaz boyunca güneş, klor gibi etkilere maruz kalan saçlarınız, sonbahara girerken daha fazla hassaslaşabilir. Bu nedenle, sonbaharda saç bakımı ayrı bir önem taşımaktadır.
Yaz mevsimini gelmesi ile birlikte, saçların görünümünün ve kalitesinin bozulmasına neden olan ultraviyole ışınları ile birlikte, hava kirliliği, çevresel faktörler, ısıl işlemlere maruz kalma ve sık sık boyama gibi etkenlerde saçların doğallığını kaybetmesine neden olabilmektedir.
Canlıların, doğal hayatta dış etkenlerden korunabilmesine yardımcı olan cildin dışındaki en önemli ikinci örtüsünü, estetik değeriyle saçları oluşturmaktadır. Saçlar yüzyıllardır insanoğlunu güzelleştirmek için kullanılmıştır. Özellikle kadınların güzellik ve zarafet ölçüsü olmuştur. Bu öneminin yanı sıra, narin yapılarıyla korunmaya ve özen gösterilmeye ihtiyaç duyan saçlarımız, hava ve çevresel koşullardan en çok etkilenen vücut bölümlerimiz olarak dikkat çekmektedir.
Yaz ayları geldiğinde, cildimiz gibi saçlarımız da ayrı bir özen istemektedir. Çünkü güneşin altında çok uzun süre kalmak saçlarımızın kurumasına, kırılmasına ve yıpranmasına kadar birçok istenmeyen duruma sebebiyet verebilmektedir. Güneş ışınlarının zararlı UV ışınlarının yanı sıra, deniz ve havuz suyu da parlak ve kolay şekil alan saçların yıpranarak, mat ve inatçı bir yapıya dönüşmesine zemin hazırlayabilmektedir. Boyalı saçlar başta olmak üzere, saçların gövdesinde yanmaya neden olabilen UV ışınları, saçların kurumasına, renginin soluklaşmasına ve daha kolay elektriklenmesine sebebiyet verebilmektedir.
Saç bakımı denildiğinde, istenmeyen oluşumların başında gelen durumlardan biri saçlardaki aşırı yağlanmadır. Fizyolojik ve çevresel nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan saç yağlanması, günlük hayatta kişiyi rahatsız eden bir oluşumdur.
Saçı sık sık kestirmek saçın hızlı uzamasını değil daha sağlıklı bir şekilde uzamasına yardımcı olur. Saçlarınızın uçlarını düzenli olarak kestirerek kırıklardan kurtulabilir daha güzel bir görünüme kavuşabilirsiniz. Unutmamak gerekir ki saçlar diplerden uzar, uçlardan değil.
Saçların daha güzel bir görünüm elde etmesi için saçlara uygulanan boyalar, kurutucular, düzleştiriciler, kullanılan bazı ürünler ve saçlarda yaşanan nem eksikliği gibi pek çok etken, kuru, zayıflamış, cansız ve kolayca kırılan bir saç yapısına zemin hazırlayabilir. Saçın yıpranması bu etkenlere bağlı olarak saçın yapısındaki olumsuz değişiklikleri ifade eder.
Saçlarınız yavaş mı uzuyor? Saçların yavaş uzaması veya hiç uzamamasının birçok nedeni olabilir. Saçlar sağlıklıyken, zamanının %90′nında uzarken %10′unda dinlenir. Birkaç hafta olan dinlenme sürecinden sonra, saç dökülür ve yeni saçlar tekrar uzamaya başlar. Genetik faktörler, bazı hastalıkların dışında saç telleri ayda ortalama 1 cm. uzayacaktır. Uzama sürecinde meydana gelebilecek stres ve psikolojik travmalarda saçın yavaş uzamasına yol açabilir.